Comments

bilgigetir.blogspot.com içinde arama yapın...

Nasreddin Hoca Kimdir?


Nasreddin Hoca, Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı eski adıyla Hortu köyü, yeni adıyla Nasreddin Hoca beldesinde 1208 yılında dünyaya geldi. Babası bölgenin tanınmış din görevlilerinden olan Abdullah Efendi, annesi ise Sıdıka Hanım'dır. Nasreddin Hoca dini bilgileri ilk olarak babasından aldı. Daha sonra Sivrihisar ve Konya'da bulunan çeşitli medreselerde öğrenim hayatını sürdürdü.

Uzun yıllar kendi köyünde ve Sivrihisar'da imam ve vaiz olarak vazife yaptı. Din alanındaki bilgisini artırmak amacıyla Konya iline bağlı Akşehir'e gitti. Devrin tanınmış alimleri olan Seyyid Hacı İbrahim Veli ve Seyyid Mahmut Hayranî 'den dersler aldı. Buradaki öğrenimini tamamladığında Akşehir'e yerleşti. Asıl görevi imamlık ve vaizlik olmasının yanında medrese hocalığı, katiplik, kadılık, mahkemelerde bilirkişilik gibi vazifeler de aldı.


O devirde hem halkın içine karışma isteği hem de ekonomik durumun kötü olması nedeniyle kimi zaman çiftçilik, bahçıvanlık ve pazarcılık yaparak geçimini sağlamaya çalıştı. 1284 yılında 76 yaşında iken Akşehir'de vefat eden Nasreddin Hoca eski bir Selçuklu mezarlığına defnedildi. 

👉Nasreddin Hoca'nın Mizahi Yönü

Zeki insanların en büyük özelliklerinden biri olan mizah ve düşünmeyi birleştirebilme özelliği Nasreddin Hoca'da en üst düzeydeydi. Halk ile olan diyaloglarında esprili fakat ders verici oluşu en belirgin özelliğiydi. Toplumdaki "hocalık" misyonunu, nüktedan oluşu, ve keskin zeka gerektiren hazır cevapları ile çok iyi bir şekilde üstlenirdi. Problemler karşısında kitapta yazılı olan kuralları uygulamakla kalmaz, aklını ve keskin zekasını kullanarak çözüm üretirdi.

Medreseye kapanıp sadece ders vermekle yetinmek yerine hayatın içine katılıp olaylara dahil olmayı tercih ederdi. Halk arasında çok sevilen ve sürekli akıl danışılan bir alimdi. Toplumsal problemleri ve düzendeki çarpıklıkları mizahi ve hoşgörülü şekilde eleştirerek işin doğrusunun nasıl olacağının reçetesini de verirdi. Tüm bu diyalogları esnasında yapıcı olmayı asla bırakmazdı. Yaşadığı dönemin toplumunda büyük sıkıntılar yaşanmasına rağmen neşe ve mizahı hiç bir zaman bırakmamıştır.


Nasreddin Hoca devlete, yasalara ve toplum kurallarına bağlı kalmaktan asla vazgeçmemiştir. Kurallara uygun davranırken devlet adamlarının ve bürokratların yanlış tutum ve davranışlarını da eleştirmekten de geri kalmamıştır. Onlarda gördüğü yanlışları hiciv yoluyla eleştirir. Bu eleştirilerini o kadar yumuşak bir üslupla yapar ki eleştirdiği kişiler bile ona çok saygı duyarlar ve düşüncelerini ciddiye alırlardı. Nasreddin Hoca fıkraları günümüzde bile çok fazla bilinmektedir. Bu fıkralar ilk olarak 1837 yılında "Letaif" adıyla kitap haline getirilmiştir.
Tags

Yorum Gönder

0Yorumlar
* Lütfen konu dışı yorum yazmayınız. Yorumlar editör onayından sonra yayınlanacaktır.

Top Post Ad

Ads Section