Comments

bilgigetir.blogspot.com içinde arama yapın...

Dolmabahçe Sarayı: İhtişam ve Tarih Kokan Bir Miras

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan Dolmabahçe Caddesi boyunca yer alır ve Marmara Denizi ile İstanbul Boğazı arasında bulunur. Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait bu muhteşem saray, 250.000 m²'lik bir alanı kaplar. Saray, Marmara Denizi'nden Boğaziçi'ne girişte sol kıyıda yer alarak Üsküdar ve Kuzguncuk manzaralarıyla öne çıkar.

Dolmabahçe Sarayı'nın Tarihi


Dolmabahçe Sarayı'nın bulunduğu alan, tarihi boyunca gemilerin sığındığı doğal bir liman görünümündeki koy olarak bilinir. Aynı zamanda, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethetme sürecinde, gemilerini karaya çıkarmak için kullandığı yer olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Osmanlı döneminde, Kaptan-ı Derya'nın donanma gemilerini demirlediği ve denizcilik törenlerinin gerçekleştiği bu koy, 17. yüzyıldan itibaren Dolmabahçe adıyla anılan bir padişahın hasbahçesi haline getirilmiştir. Bu bölge, zamanla doldurularak "Dolmabahçe" olarak adlandırılan bir alan haline gelmiştir. 19. yüzyıla kadar bu alanda inşa edilen ahşap köşk ve yapı topluluğuna "Beşiktaş Sahil Sarayı" adı verilmiştir.

Gördüğü Tadilat ve Onarımlar


Sultan Abdülmecid döneminde (1839-1861), kullanımı zor hale gelen Beşiktaş Sahil Sarayı yıkılmış ve onun yerine Dolmabahçe Sarayı inşa edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı'nın inşası, Ebniye-i Hümâyûn kalfalarından (saltanat yapıları kalfaları) Karabet Balyan, Ohannes Serveryan, Nikoğos Balyan ve James William Smith tarafından gerçekleştirilmiştir. Yapım sürecinin gözetimi ise 1843-1850 yılları arasında Hacı Said Ağa ve bu tarihten 1856'ya kadar Esseyyid Ali Şahin Bey tarafından yapılmıştır.

Sarayı Kullanan Osmanlı Padişahları


Saray, 1856 yılından sonra sırasıyla Sultan Abdülmecid (1839-1861), Sultan Abdülaziz (1861-1876), Sultan V. Murad (1876), Sultan II. Abdülhamid (1876-1909), Sultan V. Mehmed Reşad (1909-1918) ve Sultan VI. Mehmed Vahideddin (1918-1922) olmak üzere 6 padişah ile son Halife Abdülmecid (1922-1924) tarafından kullanılmıştır.

Sarayın Atatürk Tarafından Kullanımı


Cumhuriyet'in ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk, 1927-1938 yılları arasında aralıklarla Dolmabahçe Sarayı'nda kalmış, çalışmalarını burada yürütmüş ve vefat etmiştir. İsmet İnönü döneminde 1949'a kadar Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılan saray, 1984 yılında Osmanlı dönemindeki tefrişiyle müze-saray olarak ziyarete açılmıştır.

Dolmabahçe Sarayı'nın Bölümleri


Dolmabahçe Sarayı, kıyı boyunca uzanan ana yapının yanı sıra camhane, dökümhane, kuşluk, ahır gibi farklı amaçlar için ayrılmış bölümlerden oluşmaktadır. Veliahd Dairesi, Sultan II. Abdülhamid döneminde eklenen Saat Kulesi ve Veliahd Dairesi'nin arka bahçesindeki Hareket Köşkleri de bu yapılar arasında yer almaktadır.

Ana yapının iki normal katı ile bodrum ve musandıra katları, üç bölüme ayrılmıştır: "Mabeyn-i Hümâyûn" (Selamlık) devlet yönetim işlerinin yürütüldüğü bölüm, "Harem-i Hümâyûn" (Harem) ise padişah ve ailesinin özel yaşamına ait alandır. Bu iki bölüm arasında padişahın devlet ileri gelenleriyle buluştuğu "Muayede Salonu" yer alır. 285 odası, 44 salonu, 68 tuvaleti ve 6 hamamı bulunan Dolmabahçe Sarayı, 14.595 m²lik bir alan üzerine kurulmuş monoblok bir bina olarak Türkiye'nin en büyük sarayıdır.

Sarayda Bulunan Mimari Özellikler ve Süslemeler


Fonksiyonel ve mimari açıdan Osmanlı saray geleneği ve Türk evi mimarisine uygun olan Dolmabahçe Sarayı, Batı kökenli Barok, Rokoko ve Neo-klasik formları ile Osmanlı geleneksel sanatını Batı etkisiyle harmanlayarak yeni bir yorum getirir. Sarayın duvar süslemeleri ve dekorasyonunda Hereke halılar, Baccarat kristalleri, Sèvres ve Yıldız porselenleri gibi zengin öğeler kullanılmıştır.
Tags

Yorum Gönder

0Yorumlar
* Lütfen konu dışı yorum yazmayınız. Yorumlar editör onayından sonra yayınlanacaktır.

Top Post Ad

Ads Section